Aziz Maksimilian Maria Kolbe Rajmund Kolbe adıyla 8 Ocak 1894 yılında Polonya’da dünyaya geldi. Yarı Alman yarı Polonyalı olan Rajmund çocuk yaşlarından itibaren Mesih’in Annesi Meryem’e karşı büyük bir sevgi ve bağlılık besleyerek büyüdü. Ancak hayatının en derin bağlılık kararını 1906 yılında henüz 12 yaşındayken bir vizyon sonrası verdi.
Bu vizyonu kendisi şöyle aktarmıştır: “O gece Tanrı’nın Annesine bana ne olacağını sordum. Sonra elinde biri beyaz diğeri kırmızı iki taçla yanıma geldi. Bu taçlardan herhangi birini kabul etmeye istekli olup olmadığımı sordu. Beyaz olan saflıkta sebat etmem ve kırmızı olan ise şehit olmam gerektiği anlamına geliyordu. Ben ikisini de kabul edeceğimi söyledim”.
Rajmunt Kolbe 1907 yılında Conventual Fransisken Kardeşliğine katıldı ve 1910 yılında Maksimilian adını aldı. 1914 yılında ise son yeminini de gerçekleştirerek Maria ismini ekledi. O artık Maksimilian Maria Kolbe olarak anılmaya başlamıştır. Son derece etki dolu papazlık hayatında onu en çok Meryem Ana’ya olan bağlılığıyla hatırlamaktayız.
Birinci dünya savaşı sırasında babasının hain ilan edilerek asılmasıyla bir trajedi yaşadı. 1912 yılında Roma’ya gönderildi ve 1922 yılına gelindiğinde doktorasını tamamlamış oldukça bilgili ve cesur genç bir papaz ülkesi Polonya’da öğretmenlik yapan bir öğretmendi. Roma’da yaşanan bir olay sonucunda büyük bir istekle özellikle Masonlara karşı harekete geçerek birkaç kardeşle beraber Lekesizin Şövalyesi hareketini başlattı. Daha sonraları Meryem’in Şövalyesi adını verdikleri dergiyi yayımlamaya başladılar. Bu oldukça büyük bir etki yarattı. Çünkü aynı dönem kilise karşıtı olan yayımlar Masonlar tarafından dağıtılmaktaydı. Maksimilian bununla yetinemezdi. Bu nedenle biri Polonya’da diğeri Japonya’da bulunan iki tane Meryem Ana’ya ithaf edilmiş şehir kurdu ve sayısız insanı imanla buluşturdu.
Tüm bu yaptıkları ikinci dünya savaşı sırasında büyük bir dikkat çekti ancak Alman istilasına uğrayan Polonya topraklarında 17 Şubatta tutuklanarak Pawiak hapisanesine konuldu ve 28 Mayıs 1941 tarihinde Avusturya’da bulunan Auschwitz kampına gönderildi. 16670 numaralı mahkum olarak kayıtlara geçti. Meryem Ana’nın uzattığı kırmızı tacı burada takan Maksimilian Maria Kolbe Hristiyan hayatının en büyük yaşam amaçlarından biri olan İsa’ya benzemenin bir örneğini sergilemiştir.
22 Temmuz 1941 tarihine gelindiğinde bulundukları kapmtan bir mahkum kaçmayı başardı ancak kampın komutanı gözdağı vermek ve firar olaylarını engellemek üzere 10 kişiyi ölüme mahkum etmeye karar verdi. Aç ve susuz olarak ölüme teslim edilecek mahkumlar arasında Franciszek Gajowniczek adında Polonyalı bir asker bulunuyordu. Yüksek bir sesle “Karım, çocuklarım!” diye haykırdı. Bunun üzerine Maksimilian Kolbe bu adamın yerine ölmek için gönüllü olduğunu açıkladı ve 14 Ağustos 1941 yılında zehirli bir iğne ile öldürülerek şehit edildi. Bazı gördü tanıkları ölüme terk edildikleri hücrede sürekli dua ederken görüldüğünü söylemiştir. 10 kişi içerisinden en son ölen kendisiydi ve açlıktan ölmesi geciktiğinden zehirli bir ilaç enjekte edilerek ölümü hızlandırılmıştır. Yerine öldüğü Polonyalı asker ise 13 Mart 1995 yılında tam 94 yaşındayken öldü. Öldüğünde torunlarının torunlarını görebilmişti. Naaşı Fransisken mezarlığında Aziz Maksimilian Maria Kolbe için ayrılan yere gömülmüştür.






