(ö. yaklaşık 1050)
Azize Casilda
Bazı azizlerin isimleri diğerlerine göre bize daha tanıdıktır, ancak daha az bilinen kutsal kişilerin hayatları da bize bir şeyler öğretir. Azize Casilda da bunlardan biridir. Babası, 10. yüzyılda İspanya’nın Toledo şehrinde bir Müslüman liderdi. Casilda dindar bir Müslümandı, ancak Hristiyan esirlere karşı merhametliydi. Genç bir kadınken hastalandı, fakat yerel Arap doktorların onu iyileştirebileceğine güvenmedi.
Bu yüzden Kuzey İspanya’daki San Vicenzo kutsal mekânına bir hac yolculuğu yaptı. Oraya giden pek çok insan gibi—çoğu kanama rahatsızlıklarından muzdaripti—Casilda da kutsal kaynağın şifalı sularını aradı. Onu oraya neyin getirdiğinden tam emin değiliz, ancak bildiğimiz bir şey var: Oradan hastalığından kurtulmuş olarak ayrıldı.
Bunun üzerine Hristiyan oldu ve mucizevi kaynağın yakınlarında yalnızlık ve tövbe içinde bir hayat sürdü. 100 yaşına kadar yaşadığı söylenir. Ölümünün muhtemelen 1050 yılı civarında gerçekleştiği düşünülmektedir.
Düşünce
Müslümanlar ve Hristiyanlar arasındaki gerilimler tarih boyunca sık sık var olmuş, bazen kanlı çatışmalara yol açmıştır. Casilda ise sade ve sessiz yaşamıyla Yaradanına hizmet etmiştir—önce bir inançta, sonra diğerinde.
Dakikalık Meditasyonlar
“Tanrı Beni İsmimle Tanır”
Tembel yaz akşamlarında, arka bahçeye gölgeler uzarken, en küçük çocuklarımı dünyanın dört bir yanındaki ebeveynlerin o tanıdık ezgili çağrısıyla eve çağırırım: “Katheeee, Christieeee.” Benim de Babamın beni ismimle çağırdığını duymam gerekir. Annelik hayatımın ilk yıllarında Tanrı bana çocuklarımın sesiyle seslendi. Ben de buna evden çalışan bir anne olarak karşılık verdim. Şimdi çocuklarım büyüdükçe, topluluğumda daha fazla hizmet etmeye çağrıldığımı hissediyorum. Lisemiz yıllık ve gazete için bir danışman aradığında bu çağrıya cevap verdim. Cemaatimiz yeni bir kilise binası planlıyor ve komite üyeleri istedi. Tanrı’nın beni bu sürece de çağırdığını hissettim.
Tanrı, beni seven ebeveynim, beni yarattı, benimle ilgilenir ve beni ismimle çağırır. Bu çağrıya cevap vermek bana bağlıdır.
— St. Anthony Messenger dergisindeki “Mezmur 147: Tanrı Tarafından Çağrılmak, İsmen Çağrılmak” yazısından
Sandy Howison
Dur + Dua Et
Rab’bi Sessizce Övmek
Düşün
“Rab, dudaklarımı aç ve ağzım senin övgünü ilan etsin.” Sabah duasına Mezmur 51’den bu sözlerle başlarım. Son zamanlarda bu sözleri bilinçli ve sessiz bir şekilde öğretmenliğime de dahil ediyorum. Bu sözleri sınıfımda açıkça değil, bakış açımla yaşatmayı umuyorum: her öğrencinin övdüğüm Rabbin bir yansıması olduğu düşüncesiyle.





