Akdeniz’in Türkiye kıyılarında, Mersin’e 65 km ve Silifke’ye 27 km uzaklıkta kilise ve sur kalıntılarıyla, plajlarıyla Korykos denilen turistik bir bölge bulunuyor.
IV. yüzyılda Korykos deniz ticareti sayesinde zenginleşmiş bir kentti. Ancak 303 yılında İmparator Diocletien, imparatorluğun birliğini sağlamak bahanesiyle, bir kararname çıkartarak Hıristiyanlara karşı kıyıcılık hareketini başlattı. İmparatorluğun geleneksel tanrılarına kurban sunmayanlar ölüme mahkum edileceklerdi. Birbirini jurnallemek vatandaşlık görevi sayıldı!
Kentin zengin eşrafından biri olan Claude’un kuşkusuz birçok kölesi bulunuyordu, ne var ki özellikle kölelerinden birine, Charitine’e özel bir ilgi duyuyordu.
Hıristiyanlara karşı çıkartılan kararname yürürlüğe girdikten sonra Charitine’in Hıristiyan olduğu açıklandı. Korykos valisi Domitien, imparatorluk tanrılarına kurban vermesi için Charitine’i mahkeme önüne çağırdı.
Charitine’in efendisi Charitine’in geleceğini pek parlak görmüyordu. Claude, Charitine’in mahkemeye çıkarılışına ağladı. Charitine onu şu sözlerle teselli etti: ” Ağlama, vücudumu gerek kendi gerek senin günahların için sunuyorum!” Claude ona ancak şu sözleri söyleyebildi: Yüce Kralın yanındayken beni unutma!”
Mahkeme önünde Charitine kendisini kurtaracak hiçbir harekete rıza göstermedi ve kendisinin inanmış bir Hıristiyan olduğunu açıkladı.
Önce alaya almak için saçlarını kazıdılar sonra da boğulması için onu denize attılar.
Ancak Charitine denizden sağsalim çıktı. Sonradan yargıcın önüne kendiliğinden çıktı.
Diocletien’in ve işkencecilerin öfkesi daha da arttı.
İşkenceciler Charitine’in dişlerini söktüler, ellerini ve ayaklarını kestiler.
Charitine öldü!
AZİZE CHARİTİNE BİZİM İÇİN DUA ET!





