Kudüslü Aziz Kiril

Aziz Kudüslü Kiril

Bugün Kilise’nin karşılaştığı sorunlar, 4. yüzyılda Hristiyanlığı neredeyse yok edecek olan ve İsa’nın ilahiliğini reddeden Aryusçuluk sapkınlığıyla karşılaştırıldığında küçük görünebilir. Aziz Kudüslü Kiril bu tartışmanın içinde yer almış, Aziz Jerome tarafından Aryusçulukla suçlanmış, ancak sonunda hem kendi dönemindeki insanlar tarafından hem de 1822’de Kilise Doktoru ilan edilerek aklanmıştır.

Kudüs’te yetişmiş ve özellikle Kutsal Yazılar konusunda iyi eğitim almıştır. Rahip olduktan sonra, özellikle Oruç döneminde vaftize hazırlananlara ve Paskalya döneminde yeni vaftiz olanlara eğitim vermiştir. Yazdığı öğretiler, o dönemin Kilise inancı ve uygulamaları hakkında önemli bilgiler sunar.

Piskopos oluşuyla ilgili farklı görüşler vardır, ancak geçerli şekilde göreve getirildiği kesindir. Onu atayanlardan biri Aryusçu olduğu için ondan iş birliği beklenmiş olabilir. Ancak kısa sürede aralarında anlaşmazlık çıkmış, bir konsile çağrılmış ve Kilise mallarını fakirlere yardım etmek için sattığı gerekçesiyle suçlanmıştır.

Muhtemelen bu olayların arkasında teolojik farklılıklar da vardı. Mahkûm edilmiş, Kudüs’ten sürülmüş, daha sonra tekrar aklanmıştır. Piskoposluk hayatının yarısını sürgünde geçirmiştir. Geri döndüğünde Kudüs’ü bölünmeler, sapkınlıklar ve karışıklık içinde bulmuştur.

381 yılında Konstantinopolis Konsili’ne katılmış ve İsa’nın Baba ile aynı özden olduğunu ifade eden inancı kabul etmiştir. Bu bazılarına göre bir tövbe gibi görülse de, konsildeki piskoposlar onu doğru inancın savunucusu olarak övmüştür.

Hayatı boyunca zorluklar yaşamış olsa da, dürüstlüğü ve cesaretiyle hatırlanan önemli bir aziz olmuştur.


🟡 Düşünce (Reflection) 

Azizlerin hayatlarının sorunsuz olduğu düşünülür ama gerçekte onlar da zorluklar ve tartışmalar yaşar. Doğruyu bulmak her zaman kolay değildir. Ancak bu zorluklara rağmen onların hayatı cesaret ve dürüstlüğün bir örneğidir.


🟡 Meditation – Ölümü Kabullenmek 

Biz insanlar için ölüm karanlık, korkutucu ve gerçektir. Tanrı’ya inansak bile ölüm bizde korku ve kaygı yaratabilir. İsa bizi ölümden kurtarmak için değil, ölümün içinden geçerek kurtuluşu göstermek için gelmiştir.

Günümüzde insanlar çoğu zaman ölümü düşünmekten kaçınır. Oysa ölüm gerçeğini anlamak önemlidir. İsa, Tanrı’nın isteğine sadık kaldığı için acı çekmiş ve ölmüştür. Onun öğretileri yoksullar için iyi haberdi, ama bazı insanlar bunu tehdit olarak görmüştür.

Eğer biz de İsa’nın yolunda gidersek, benzer tepkilerle karşılaşabiliriz. Belki ölümle değil, ama eleştiri ve alayla karşılaşabiliriz.
“Beni gören herkes benimle alay ediyor” (Mezmur 22:7).

Bu durumda soru şudur:
Biz yine de Tanrı’ya güvenmeye devam edecek miyiz?

Latest Posts
Comments
All comments.
Comments