İçeriğe geç
AZİZLER.ORG

Azize Thekla (1.yy) Konya

İlk kadın martir” ünvanına sahip Thekla İkonium’da (Konya) doğdu. ilk kadın havari olduğu da söylenir. Thekla, Aziz Paul’un bekaret konusundaki vaazından çok etkilenir ve bekaret hayatı yaşamak için Thamyris ile evlenmemek için nişanını bozar. 

Paul’ü kentin yöneticisi Castelius’a şikayet ettiler. Castelius’un karşısına çıkarılan Paul’e kim olduğu ve insanlara neler anlattığı soruldu. Paul ise Allah tarafından gönderildiğini, insanları temiz olmayan şeylerden ve daha fazla günah işlemekten kurtarmaya geldiğini söyledi. Castelius Paul’ün hapse atılmasını emretti. 

Olanları duyan Thekla, dışarı çıkmasına izin versin diye evlerinin kapıcısına bileziklerini rüşvet olarak verdi ve hapishaneye gitti. Burada gardiyana kendisini Paul’e ulaştırsın diye altın aynasını verdi. 

Ardından diğer mahkumlara vaaz vermekte olan Paul’ü dinlemeye koyuldu. Paul’ü dinlerken bulunan Thekla alıkonmak istendi fakat direndi; Castelius Thekla’ya neden Paul’ü dinlediğini sordu fakat Thekla umursamadan dinlemeye devam etti. Bunlara şahit olan annesi öfkelendi ve “Bu aptalı tiyatronun ortasında yakın! Yakın ki diğer tüm kadınlar ibret alsın!” diye haykırdı. Castelius Thekla’nın yakılmasını emretti ve Paul’ü kırbaçlatarak şehrin dışına attırdı. Thekla tiyatroda yakılmak istendi fakat tam o sırada başlayan bir yağmur alevleri söndürdü. 

Thekla, Paul ve yandaşlarını aramak üzere İkonium’dan kaçtı. Paul’ü buldu ve onunla beraber Yalvaç’a (Isparta) gitti. Burada Yalvaç’ın önde gelenlerinden Alexander isimli bir adam Thekla’ya sahip olmak istedi fakat Thekla Allah’ın hizmetlisi olduğunu söyleyerek karşı koyunca arenada vahşi hayvanlara atılmakla cezalandırıldı. Thekla’yı öldürmek üzere salınan devasa dişi aslan azizeyi okşadı ve ayaklarını yaladı.

Kendisini yakılmaktan ve vahşi hayvanlara yem edilmekten kurtaran Tanrısına dua eden Thekla, rastladığı bir su birikintisi içerisinde vaftiz olmak istedi. İnsanlar ona bu suya girmemesi gerektiğini ve suyun canavarlarla dolu olduğunu söylediyse de Thekla suya atladı ve o anda çakan bir şimşek ile sudaki tüm canavarlar öldürüldü (Dunbar 1905:244). Thekla biyografisinin Süryanice versiyonunda azizenin İkonium’a döndüğü ve burada annesini ziyaret ederek onu ve kent halkını Hıristiyanlığa çağırdığı ve ardından Seleucia’ya (Manavgat) doğru yola çıktığı bilgisi yer alır. Yunanca versiyonu ise hikayeyi devam ettirmektedir; Putperest Seleucia halkından korkan Thecla, bu bölgedeki Calamon ya da Rodeon adındaki bir dağa gitti. Burada Thekla’ya birçok soylu kadın katıldı ve azize mucizeleri ile hastaları iyileştirmeye başladı. Bu durumu kıskanan ve öfkelenen Seleucia’lı doktorlar Thekla’ya karşı bir komplo kurdu. Kötü kalpli  birkaç adam kiraladılar, onları sarhoş edip büyük bir miktar para teklif ederek Thekla’nın üzerine gönderdiler. Thekla onlarla karşılaştığında doksan yaşına basmıştı, adamlara yaşlı bir kadın olsam da İsa’nın emrindeyim, siz bana zarar veremezsiniz, dedi, gökyüzüne bakarak kendisini o ana dek tüm tehlikelerden koruyan Tanrısına dua etti; üzerinde oturduğu kaya iki ayrıldı ve Thekla bu yarığın içerisinde kayboldu (Dunbar 1905:245). Thekla efsanesi 2.yy’ın ortalarında bilinmekteydi; “dini roman” olarak adlandırılabilecek, apokrif metinlerden oluşan
 Acta Pauli et Theclae
, Hıristiyan romansının popüler bir örneğidir ve azizenin yolculuklarından ve maceralarından bahseder. Arenada, vahşi hayvanlar arasındaki Thekla resmi 6. ve 7.yy’a tarihlenebilecek Mısır ampullalarında görülebilir. Azizenin geç dönem portreleri ise Paul ile  bağlantısına vurgu yapar; havari kimliğine atıf olarak bir kitap taşımaktadır (Kazdhan ve Sevcenko 1991:2033). Thekla, Roma Katolik Kilisesi’nde 23, Doğu Ortodoks Kilisesi’nde 24 Eylül’de anılmaktaydı, yaşam öyküsünün tarihsel geçerliliği konusundaki şüpheler sebebiyle kültü 1969’da kaldırılmıştır (Guiley 2001:323).